28.Ramazan.1431

07 Eylül 2010, Salı

KAD Üzerine Söylesi

 

 

MNC Ile KAD üzerine Özel Söylesi

 

Kritik Analitik Düsünme hakkinda Muharrem Nurettin Cosan ile yapilan özel söylesiyi istifadenize sunuyoruz.

 

 

Soru: Kritik Analitik Düsünmenin ögrenilmesi ve yayginlastirilmasi tavsiye ediliyor, bundan maksat nedir?

MNC: Kritik Analitik Düsünmeyi ögrenmede asil amacin Allah rizasini kazanmak oldugunu bilmemiz, anlamamiz lazim. Yoksa diger amaçlarla yapilan "emri bilmaruf nehyi anil münker" (Iyiligi emretmek, kötülükten sakindirmak) dahi olsa zaman içerisinde belki hedeften sapmamiza vesile olur diye düsünüyorum. Ne yapilirsa Kuran-i Kerim içerisinde bizim yapmamiz ön görülen, inancimiz geregi uygulamamiz ön görülen hangi kural olursa olsun bunun tamaminin Allahin rizasini kazanmak niyetiyle yapilmasi bana göre isin en önemli sartidir. Ondan sonraki seyler ikincil önem tasirlar. Yani dünyada "emri bil maruf ve nehyi anil münker" çalismasinin en mükemmel düzeye geldigini farz edelim. Bu elde ettigimiz durum, bizim övünmemize veya bir sekilde yanlis duygular içerisine girmemize sebep olacaksa bana göre geçersizdir. Allah rizasi için yapilmayan, Kuran'in emri dahi olsa Kuran'in ön gördügü isler dahi olsa AllahAllah rizasi oldugunu yeniden teyit etmemiz lazim. Her yaptigimiz isin de buna uygunlugunu kontrol ederek yolumuza devam etmemiz gerekir diye düsünüyorum. Ayni durum KAD (Kritik Analitik Düsünme)yi anlamak için de, uygulamak için de geçerli. Buradaki tek niyetimiz Allah'in sevgi ve muhabbetini kazanmaktir. Yoksa dünyayi yasanilir bir hale getirmek kötülügü engellemek veya iyiligi emretmek tek basina amaç degildir. Amaç Allah rizasidir. Allah bizim böyle yapmamizi istedigi için yapmaktir. Sadece bu KAD'yi bu anlamda degerlendirmemiz için yeniden vurgulamis oluyoruz. Allah rizasi için yapilmayan amellerimizin, çalismalarimizin yeniden gözden geçirilip Allah rizasina uygun hale dönüstürülmesi gerekiyor.


Soru: Efendim bu KAD'den kastimiz esas itibariyle bizim insanlari iyi ve hayirli yollara tesvik etmemiz anlamina geliyor herhalde. Yani insanlar düsünsünler, olaylari degerlendirsinler, kritik etsinler, analiz etsinler ve bu olaylari gelisimine göre yapilan yönlendirmelerin esas hakikatini anlasinlar ve inançlari itibariyle bir kötüye gidis var ise bu gidisati dogruya dogru yönlendirsinler diye bir çaba içinde olmamiz gerekiyor herhalde. Bununla alakali da kampanyalar yapilmali. Biz iste bu noktada kampanyalar sekline olayi nasil dönüstürebiliriz?. Mesela KAD çalismalari sirasinda ortaya çikan bir görüse göre; "Bir kampanya yapilabilmesi için bunun alt yapisinin tamamen hazirlanmasi lazim, bir olay kritik edildigi zaman analiz edildigi zaman bir bilgi tabanina dayanarak yapmamiz lazim. Dolayisiyla bu bilgi tabanini hazirlamamiz lazim. Yani çesitli olaylarla alakali bilgi kaynaklarini elde etmemiz ve insanlari düsündürmemiz, düsündürdükten sonra o bilgi kaynaklarina yönlendirmemiz lazim. Yani isin teorisine girilmesi gerekiyor." Diger bir görüse göre ise; "Bu bilgi kaynaklari bir yerde netice itibariyle vardir bizim insanlari sadece düsündürmemiz yeterlidir. Insanlar bu sistemli düsünmeyi ögrendikten sonra bu düsünce metoduyla kendileri bir arastirmaya girerek dogru yolu hakikaten bulup, bulunduklari noktada olaylari yönlendirebilir ve faydaya çevirebilirler."

Bu noktada bizim ne yapmamiz lazim?


MNC: Evet, yani bu tartismalar tabi ki çesitli bereketler ve bekledigimizin disinda faydali sonuçlara vesile olabilir ama bizim görebildigimiz kadariyla, KAD kampanyalarimizi ortaya çikartmamiz insanlara yeni bir yasam tarzi alternatifi sunmamiza benzer. Belki bundan yirmi sene önce yasam tarzi dedigimiz zaman insanlarin hayat gaileleri, çabalamalari riziklarini çoluk çocuklarinin yasantilarini saglayabilmek için gösterdikleri dünyevi gayretleri olarak algiliyorduk ama belki son zamanlarda bunun degisik alt açilimlari çikti, saglikli yasam denilen bir kavram çikti. Belki daha önceden saglikli yasamin ne olduguyla ilgili çok fazla bir görüsme yapilmiyordu, insanlar arasinda söz konusu olmuyordu. Insanlar, içinde bulunduklari sartlar içerisinde normal hayatlarini yasayip yollarina devam ediyorlardi ama saglikli yasam kavrami ortaya çiktiktan sonra, her yapilan islemin insan dogasina daha uygun yapilarak, insanin daha verimli yasayabilecegi, daha sihhatli yasayabilecegi, daha belki zevkli yasayabilecegi anlasildi. Insanlar da bu çesit çalismalarin içerisinde kendilerini, yasam tarzlarini degistirmek üzere gayretlere girdiler. Yani bunun, KAD'nin saglikli yasam gibi, insanlara bir hayat tarzi olarak tüm boyutlariyla hissettirilmesi, bizim tarafimizdan sunulmasi, alternatif olarak gösterilmesi herhalde önemli bir gelisme olacaktir.


Insanlar nasil, bundan belki otuz sene önce saglikli yasami atalarindan duyduklari sekilde kendileri yorumluyorlar ve belki de çok fazla dikkate almiyor durumdayken simdi nasil degistilerse bizim konuyla ilgili yaptigimiz çalismalardan sonra KAD'nin en az saglikli yasam kadar veya saglikli yasamin en önemli bir parçasi olarak önemli oldugunu hissedeceklerdir. Bunu hissettikleri zaman da dogalarina uygun yasayacaklari için belki dogaya uygun yasamanin da en önemli sartinin Allah'in, yaraticinin varligini bilmek ve onun memnuniyeti için gayret etmek oldugunu anlamak durumuna girerlerse bu bizim için bana göre önemli bir kazanim olacaktir. Bu konuyu belki açarak KAD nin, saglikli yasamin yeni yeni bugünün insaninin gündemine geldigi gibi, KAD'nin de belki en kisa zamanda insanlarin gündemine tasinarak, bizim hâkim oldugumuz tüm boyutlariyla veya zaman içerisinde ortaya çikacak olumlu tüm yönleriyle tasinmasinin bizim için bir emri bil maruf nehyanil münker vesilesi olacagini düsünüyorum. Bu konuyla ilgili gayretleri birliktelikleri destekliyorum. Allah insallah yardimcimiz olsun.


Soru: Simdi burada ben biraz daha somut, meseleyi anlamak istedigim için, söyle anlamak dogru mu acaba diye sormak istiyorum. Simdi insanlar duyarsizlasmislar. Yani bazi olaylar karsisinda kaniksama olmus ve duyarsiz hale gelmisler biz KAD fikrinin, bu düsüncenin yayginlastirilmasiyla bu aliskanligin insanlara kazandirilmasiyla bu insanlari olaylara karsi duyarli hale getirip, olaylari degerlendirmelerini ve bu olaylari degerlendirerek kendilerine hayirli bir istikamette yön vermelerini saglamalarini mi hedefliyoruz? Insan düsünsün, çünkü düsünmüyor. Insan yaptigini ezbere yapiyor, bir takim olaylar oluyor o olaylardan sonra gelisecek olaylar var, bir kaniksama içerisinde kuzu gibi, yorum yapmadan veya ezbere bir takim seyler ögrenmis, yani isin özünü, aslini almadan özümsemeden bir yol tutturmus gidiyor.?


MNC: Bilgi hazine, insanin bilgisinin miktari ne kadar çok olursa, o bilgiyi fayda saglamak niyetiyle kullanmasi ve o kullanma neticesinde verimi de o kadar artar.


Soru: Bu konuyla alakali, dünya gidisatini yönlendirenlerle alakali birçok eser var, kitaplar var, çesitli yazarlar bu konulari incelemisler. Bu kitaplardan istifade edilmesi mi uygundur? Yoksa bu konuyla ilgili yeniden arastirmalar yapip yeni yeni yayinlar bulunmasi bizim çalismalarimiza giriyor mu böyle bir altyapi hazirlamak?


MNC: Tabi biz detaylarda kaybolmak istemeyiz, yani hedef kitlenin, en kisa zaman birimi içerisinde bizim hissettiklerimizi, bizim birikimimizi paylasmasini saglamamiz lazim. Yani KAD'yi hedef kitlemize en kisa zamanda nasil ulastiririz sorusunun cevabini bulmamiz lazim. Önce bu sorunu çözmemiz lazim, bu sorunu çözdükten sonra bizim detay çalismalarimizin yogunlugunun hangi kategorilerde fazlalasmasi gerektigini ayrica karar vermemiz lazim...


Soru: Simdi, insanlarin gelismeleri dogru degerlendirmesi lazim. Bu dogru degerlendirme irfan ve basiret gözüyle bütün olaylara bakmakla alakali bir sey. Bu tamamen manevi bir egitimle ifade edilebilir mi, yoksa böyle KAD sistemiyle alakali yazilmis teorik eserler, kitaplar okunarak, bu bilim, bilgi, ilim alinabilir mi, yoksa daha ziyade maneviyat yönünden insanin gelismesiyle mi olur?


MNC: Tabi ki her seyin içerisine biraz sevgi katmak lazim. Sevgi herhalde bizim benimsedigimiz egitim metodunun ana unsurlarindan birisi. Yani biz sevgi metodunu kullanarak insanlarla birikimimizi paylasmayi tercih ediyoruz. Dolayisiyla insanlari motive eden duygularin içerisine sevgiyi yerlestirebilirsek ve sevginin oranini arttirabilirsek KAD ile ilgili kendilerini gelistirdikleri zaman, belki diger mevcut klasik yöntemleri uyguladiklari zaman hepsinin neticesinde yaraticinin varligina ulasirlar. Yaraticinin varligina ulasmalari neticesinde O'na olan sevgiye ulasirlar, o sevgiden kaynaklanan onun istedigi gibi davranma becerilerini elde ederler. Bizim su an uygulamak istedigimiz KAD metodu netice itibariyle klasik yöntemlere ek olarak yaraticimizi bulmak, onu sevmek, onun isteklerini yerine getirmeyi hayatimizin hedefi haline, gayesi haline dönüstürmek olmali herhalde.



Eklenme Tarihi : 27 Haziran 2009, Cumartesi, Görüntülenme : 487

Bookmark and Share




HAKYOL Eğitim Yardımlaşma ve Dostluk VAKFI ÇEKÜD Çevre ve Kültür Kuruluşları Dayanışma Derneği iskenderpasa.com Burak Turizm ZİNDE Sosyal Gelişim Derneği Akra FM The MEC Foundation Trust EGESOFT Yeni Nesil Teknoloji
Tüm Hakları Saklıdır © 2001- 2009 AKÇEV Ahlak Kültür ve Çevre Derneği.