Zinde Sosyal Gelisim Dernegi'nin çalismalari arasinda önemli yer tutan Kritik ve Analitik Düsünmenin temel amaçlarindan biri "insanlarin hayatlarini sorgulayarak yeniden anlamlandirmaya baslamalari".
Zinde Sosyal Gelisim Dernegi kritik ve analitik düsünme yetenegine verdigi önemi tüzügündeki amaçlar bölümünde su sekilde ifade ederek vurguluyor:
"Insanlarin; milli, manevi, ahlaki ve evrensel degerlere bagli; bilgi ve beceri yönünden günümüz ve gelecek dönemin gereklerine göre donanimli; hukukun üstünlügünü ve insan haklarini benimsemis; çevreye duyarli; bedenen ve ruhen saglikli ve zinde; üstün vasifli, egitimli, kültürlü, görgülü; sevgiye dayali hizmet üreten; ülkesini, milletini ve tüm insanligi seven; olaylari gerçek boyutlari ile kavrayip olumlu yöne yönlendirebilecek analitik ve kritik düsünme yetenegini edinmis kisiler olarak yetismesine katkida bulunarak, böyle fertlerin olusturdugu mutlu ve huzurlu bir toplum olusmasini saglamak." ([1])
Prof. Dr. Mahmut Es'ad Cosan, makalelerinde "Saglikli Düsünme ve Ilim Zihniyeti" ([2]) ve "Hür Düsünme" ([3]) gibi ifadelerle tanimlayarak sik sik yer verdigi kritik ve analitik düsünmenin topluma kazandirilmasi gerektigini: "çocuklarimiza, yetiskinlerimize bunlarin önemini anlatmali; merak, tedkik, tahkik, inceleme, arastirma, karsilastirma, dinleme, anlama, düsünme zevki ve sevki asilamaliyiz." ifadesiyle belirtmistir.
Prof. Dr. Mahmut Es'ad Cosan'a göre;
"Hatâli ve yanlista, zararli ve kötüde israr, inat ve taassubun çok fena oldugunu mutlaka ögretmeliyiz...",
"Baska türlü maalesef iyi sonuç alinamiyor. Isin ille bir yani eksik ve gedik oluyor; kisilerin ya maddesi, ya mânâsi, ya ahlâki eksik kaliyor."
"Asirlarin tecrübesinin sonucu böyle; ülkemizde yeni Yûnus'lar, Mevlânâ'lar yetistirmek istiyorsak baska çare yok."
Kritik ve analitik düsünme ile ilgili yaptigi bir söylesisinde Muharrem Nureddin Cosan Hocaefendinin: 'Insanlar hayatlarini sorgulayarak anlamlandirmaya basladiklarinda KAD sistemi bir hayat tarzi haline gelmeye baslayacaktir' dedigini aktaran Zinde SGD baskani Emin Çinar, kritik-analitik düsünme platformu baskani Av. Taner Ürkmez ile yaptigi radyo söylesisinde kritik ve analitik düsünme ile sorgulanmasi ve yeniden anlamlandirilmasi gereken bazi sorulari söyle siraliyor: ([4])
Dünyaya niçin geldik?
Yasadigimiz hayatin anlami ne?
Neden ölüm var?
Ölmemek elimizde mi?
Ne zaman ölecegiz?
Ölüme nasil hazirlanmaliyiz?
Iç dünyamizi mahveden hastaliklardan nasil kurtuluruz?
Saadet ve huzur nerede?
Mutlu ve dengeli bir hayat nasil yasanir?
Hayat kilavuzumuz ne diyor?
Uygulayicisi Hz. Peygamber (sas) nasil yasamis?
Beden ve ruh nasil durulup saadete ve huzura kavusur?
Mutlu ve dengeli bir hayat nasil yasanir?
Hayat kilavuzumuz Kur'an ne diyor?
Bu gibi sorulari insanlarin kendilerine sormalari ve bilinçli bir sekilde bunlarin cevaplarini düsünmeleri gerektigini ifade eden Emin Çinar, "Iste biz degisik sekillerde bu tür sorularla insanlari bas basa birakmayi, onlari düsünmeye zorlamayi ve bunu da kampanyalarla yapmayi planliyoruz. Ayrica, insanlarin kontrolleri disinda gelisen, maddi kayiplara sebep olan, sagliklari ile ilgili olumsuzluklar olusturan ve onlari manevi sikintilara sokan sebeplerle alakali doneler tesbit edip bu doneleri halkimizla paylasarak kampanyalar yapacagiz." diyor.
"Dünya ve ahiret hayatimiz için kritik ve analitik düsünme sistemini yasam tarzi haline getirerek hayatimizi anlamlandirmaliyiz." diyerek devam eden Emin Çinar, düzenleyecekleri kampanyalar ile "Kritik ve analitik düsünmenin en az saglikli yasam kadar veya saglikli yasamin en önemli bir parçasi olarak önemli oldugunu insanlara hissettirmeyi' hedeflediklerini ifade ediyor.
Zinde Sosyal Gelisim Dernegi'nin kritik ve analitik düsünme çalismalarinda öne çikardigi "hayatin anlamlandirilmasi" amacina farkli bir bakisi "Anlam Sagligimiz Sagligimizin Neresinde? ([5]) ve "Anlamin Sagligina Dogru" ([6]) baslikli iki makalesinde ele alan ODTÜ Felsefe Bölüm Baskani Prof. Dr. Ahmet Inam "anlam sagligini" su sekilde tanimlamis ve sonrasinda "gerçegin" ne oldugunu sorgulamis:
"Anlam sagligi derken; somatik, teknik bir deyimle duygusal (thumotik) sagligi ve düsünce sagligi ile iç içe olan ve onlari da içine alan ama onlara indirgenemeyecek bir baska sagligi kast ediyorum. Demek ki anlam sagligi en azindan dört bileseni içeren bir bileske kavramdir. Bunlar; beden sagligi, duygu sagiligi, düsünsel saglik ve insanlarla iliskilerimizi içeren, çevremizle ilgili çevresel saglik diyebilecegimiz bir sagligi da içine aliyor."
"Anlam sagligimizin bozuklugundan dolayi çok aci çekiyoruz. Saniyoruz ki bu çektigimiz acilar hayatin karsimiza çikardigi gerçeklerin dogurdugu acilardir. "Gerçek" diye degistirilemez, baska türlü olamaz bir varligin oldugunu saniyoruz. Ne ise hep öyle kalan ve onun da ne oldugunu ustalar, üstadlar, köse yazarlari, psikologlar, psikiyatristler, filozoflar, ukalalar ve benzerlerinin bildigi bir gerçek. "
"Anlamin Sagligina Dogru" baslikli makalesini ise:
"Kimin hayati daha anlamli ya da anlamsiz bunu bilemeyiz. Anlam hâkimleri, anlam danistaylari yok ki sunun hayati anlamli bunun hayati anlamsiz diye kararlar verelim. Anlam sagligi olan insan; kendi ayaklari üzerinde durabilen insandir. Baskalarina kendini tasittiran insan, bana anlam sagligi yerinde degil gibi geliyor. Dogustan itibaren hayatinin anlamini hiç sorgulamamis insan, siyasi açidan ileri olabilir, oysa neoziyatrik açidan hastadir çünkü anlamlari degistirecek gücü yoktur. Kafasini anlamlar kumuna sokmus, deve kusu misali insanlarin sayisi hiç de az degil." paragrafi ile bitiriyor.
Saygilarimizla
Zinde Sosyal Gelisim Dernegi
KAD Platformu
Eklenme Tarihi : 13 Haziran 2009, Cumartesi, Görüntülenme : 484